- Sit beside me.
- Yanıma otur.
- There was a small table beside the bed, on which there was a book.
- Yatağın yanında üzerinde kitap olan bir masa vardı.
- I'm walking beside her.
- Onun yanında yürüyorum
- His house seems small beside mine.
- Benimkinin yanında onun evi küçük görünüyor.
- She seems short beside her sister.
- Kız kardeşinin yanında kısa görünüyor.
- While he was reading a newspaper, his dog was lying beside him.
- Gazete okuyorken, köpeği yanında uzanıyordu.
Besides: Üstelik, ayrıca, bunun yanısıra, bununla birlikte, hem de, başkaca, ayrıca, kaldı ki, -den başka gibi anlamlara hizmet eder. İngilizce'de eş anlamlılarından, ''in addition'' ya da ''also'' örneğini arz edebiliriz. Bağlaç olarak kullanıldığında virgül kullanırız.
- I have no time for that, and besides, I don't have any money.
- Bunun için zamanım yok dahası hiç param da yok.
- Besides lending books, libraries offer various other services.
- Kitap kıralamanın yanında, kütüphaneler başka hizmetler de sunar.
- You're the only person I know besides me who likes classical music.
- Benim dışımda klasik müziği seven bildiğim tek kişisin.
- Besides playing tennis, she skis very well.
- Tenis oynamasının yanısıra, çok iyi kayak yapar.
- He speaks two languages besides English.
- İngilizce'den başka iki dil konuşur.
- Besides being a businessman, he is a musician.
- İş adamı olmasının yanısıra, o bir müzisyen.
Sorularınızı yorum kısmında paylaşabilirsiniz.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder