16 Şubat 2020 Pazar

''No Longer-Any Longer'' Açıklama ve Örnek Cümleler

Değerli takipçilerimiz, No longer/Any longer/Not Any longer ve Any more şeklindeki zaman zarfları tamamiyle aynı manayı taşımaktadır. Anlam bakımından; Türkçeden bildiğimiz ''artık'' dil kavramımızı düşünebiliriz yani,  geçmişte daha önce var olan bir olayın veya durumun artık olmadığını yahut daha önce doğru veya yanlış olan bir hadise veya olgunun değişim göstermiş olduğu anlamını çıkarabiliriz. 

Aralarında anlamsal olarak bir fark yoktur sadece No Longer biraz daha resmi(formal) dilde tercih edilmektedir.


- Food shortages are no longer a problem.
- Yiyecek kıtlığı artık sorun değil.


- I noticed that he wasn't sitting by the window any longer.
- Artık pencerenin yanında oturmadığını fark ettim.


- He no longer works here.
- Artık burada çalışmıyor.


- Perhaps yes I did love her once but not any more.
- Belki evet onu sevdim ama artık değil.


- We can't ignore these problems any longer.
- Artık bu sorunları görmezden gelemeyiz.


- The extra workers won’t be needed any longer.
- Fazladan çalışanlara artık ihtiyaç olmayacak.


- It’s no longer a secret.
- Bu artık bir sır değil.


Kısa cevap gerektiren durumlarda ise No longer demek yerine Not any longer tercihi yapmak bu işi kitabına göre yaptığımızı belli etmemizi sağlayacaktır.


- Are you still living in Edirne?
Not any longer.


➤ No Longer daha formaldır ve özneyle yüklem arasında kendine yer bulur. Diğerleri ise örneklerde de gördüğünüz üzere cümle sonlarında da barınabilmektedir.


- She could no longer afford to keep him at school.
- Onu daha fazla okulda tutamazdı.


➤ Aynı şekilde cümlenin başında kullanacaksak bu defa cümle dizilimimizi inverse etmemiz gerekir.

- No longer does she dream of becoming rich.
- Artık zengin olmanın hayalini kurmuyor.



Sorularınızı yorum kısmında paylaşmaktan imtina etmeyiniz.

11 Şubat 2020 Salı

''Deal with'' Açıklama ve Örnek Cümleler

Phrasal verbgillerden olan ''Deal with'' unsurumuz özellikle YDS KPDS vb gibi dil seviyesi tespit etme sınavlarında sık sık karşımıza çıkmakta ve iyice pekiştirmemekten kaynaklı olarak kafamızı bulandırabilmektedir. Bu elemanımızın anlamlarını çeşitli örnek cümlelerle besleyerek yayınımızda ifade edelim.



Deal with: Sözlük manasıyla bir meseleyi sorunu halletmek, üstesinden gelmek bir beisle baş etmek, mücadele etmek, bir mevzuyu ele almak, ilgilenmek manası taşır.


- In dealing with suicidal youngsters, our aims should be clear.
- İntihar eğilimi olan gençlerle mücadelede, hedefimiz açık olmalıdır.

- The President said the agreement would allow other vital problems to be dealt with.
- Başkan, söz konusu anlaşmanın hayati sorunların çözülmesine izin vereceğini söyledi.

- He believes young offenders should be dealt with quickly and harshly.
- Genç suçlularla hızlı ve sert biçimde ilgilenilmesi gerektiğine inanıyor.

- She visits a psychiatrist who used hypnotism to help her deal with her fear.
- Korkusuyla baş etmesine yardımcı olmak için hipnotizmi kullanan bir psikiyatristi ziyaret ediyor.

- He was able to deal with his captivity by keeping a journal. 
- Günlük tutarak esaretiyle baş edebilirdi.

- She’s dealing with her father’s death very well.
- Babasının ölümüyle çok iyi alakadar oluyor.

- We’ll deal with the question of poverty in a moment.
- Bir süre yoksulluk konusunu ele alacağız.(konuşmak mahiyetinde)

- She’s not great at dealing with stress.
- Stresle mücadelede çok iyi değil. 

Deal with: Ele almak manasıyla ise şu şekildedir.

- Chapter 3 deals only briefly with this issue.
- Üçüncü bölüm bu meseleyi sadece özet olarak ele almaktadır.


Deal with: Bilinen anlamlarından çok fark gözetmese de muhatap olmak manasına da haizdir.

- When I worked in Monaco I dealt with British people all the time.
- Monako'da çalışırken hep İngilizlerle yüz göz oldum.


Deal: kavramının tek başına anlaşma, sözleşme, iş vb anlamına geldiğine de değinmiş olalım.

- He's negotiating a deal with French publishers for his memoirs.
- Biyografisi için Fransız yayımcılarla bir anlaşma müzakere ediyor.



Sorularınızı yorum kısmında paylaşmaktan imtina etmeyiniz.

6 Şubat 2020 Perşembe

''Put Somebody/Something Off'' Anlamı ve Örnek Cümleler

Bu yayınımızda gelin ''Put'' fiilinin phrasal verb kisvesi içinde dahil olmuş olduğu birkaç biçimi ele alalım ve İngilizce dağarcığımızı delicesine tıka basa dolduralım.


Put (something) off: İlk olarak bu ifadeyi kullandığımızda Ertelemek anlamını ortaya koyarız. Bir eylem ve durumu ertelemiş oluruz. Bu kısmı zaten 'Postpone' fiilinden tanıyabilirsiniz.


- The Association has put the event off until January.
- Kurum faaliyeti ocak ayının sonuna kadar erteledi.

- The match has been put off until tomorrow because of bad weather.
- Kötü hava koşullarından ötürü maç yarına ertelendi.


Put (somebody) off: Bu haliyle ise birini başından atmak, başından savmak, atlatmak gibi manalara ulaşırız. Yine farklı olarak birini oyalamak anlamı da bulunmaktadır.


- The old man tried to put them off, saying that the hour was late.
- Yaşlı adam saatin geç olduğunu söyleyerek onları başından savmaya çalıştı.


- When he calls, put him off as long as you can.
- Ararsa elinden geldiği kadar onu oyala.



Put (someone) off: Bir başka hali birini bir şeyden soğutmak, uyuz olmak, kıl kapmak, hoşlanmamak anlamıyla karşımıza çıkmaktadır.

- His personal habits put them off.
- Kişisel alışkanlıkları onları soğutuyor.

- Don’t let the restaurant’s decor put you off,  the food is really good.
- Restorantın dekorasyonuna takılma, yemek gerçekten güzel.

- His attitude put me right off him
- Tavrıyla kendinden soğutuyor.


Put (somebody) off: Bu kez ise dikkatin dağılması şekliyle karşımıza çıkabiliyor.


- Yasin İnan couldn't concentrate on the game ,the photographers were putting him off.
- Yasin inan oyuna konsantre olamadı fotoğrafçılar dikkatini dağıtıyordu.

- Stop staring at me, it's putting me off.
- Bana bakmayı kes, bu dikkatimi dağıtıyor.


Sorularınızı yorum kısmında paylaşabilir aynı şekilde kendi örnek cümlelerinizle yazımıza katkıda bulunabilirsiniz. Siz paylaşın biz de ''Sizden gelen örnek cümleler'' alt başlığıyla yazımıza ekleyelim.




''No Longer-Any Longer'' Açıklama ve Örnek Cümleler

Değerli takipçilerimiz, No longer/Any longer/Not Any longer ve Any more şeklindeki zaman zarfları tamamiyle aynı manayı taşımaktadır. Anlam ...