Could; Diğer fonksiyonlarının yanında tavsiye ve öneri arz eden durumlar içinde kullanıma açık bir kavramdır.
- What are we going to do tomorrow ?
- Yarın ne yapacağız ?
- We could go on a picnic.
- Pikniğe gidebiliriz/gidelim.
Örnekten de anladığımız üzere ''can'' formunun geçmiş zamanı falan değil.
- I'm having troubles in English.
- İngilizce'de sıkıntı yaşıyorum.
- You could talk to your teacher.
- Öğretmeninle konuşabilirsin.
- I need to get to the airport at time.
- Hava alanına vaktinde gitmeliyim.
- You could take a taxi.
- Taksiye binebilirsin.
Should; Aynı şekilde tavsiye ve öneri mahiyetinde ifade söz konusudur.
- I don't feel good.
- İyi hissetmiyorum.
- You should see a doctor.
- Bir doktora görünmelisin.
- I've been coughing for weeks.
- You should give up smoking.
- I'm getting fat.
- You should change your eating habits
Not:
Could, evet öneri ve tavsiyede bulunurken kullanılabilir dedik ancak bu tavsiyelerin düzeyi kati ve güçlü değildir, yani bu durum için bu mesele için bir kaç öngörülerim, olasılıklarım var bunlara bağlı olarak ise şu şekilde yol ve yöntem öneriyorum..
Should, ise net öneri ve tavsiye mahiyetindedir ve ''Could'' ifadesinden daha güçlüdür.
Might, yapısı ise yine tavsiye ve öneri anlamlarında kullanılabilir ancak ''Could'' ondan daha yaygın kullanıma sahiptir.
Should have/Could have, yapıları ise past formlarıdır. Akıl vermenin, tavsiye vermenin geçmiş zamanda nasıl kullanımı oluyor diyecek olursanız, Türkçe'de ''ben sana demiştim/iş işten geçti, sakalımız yok ki sözümüz dinlensin'' çıkışlarını aklınıza getirebilirsiniz. Yani şöyle yapsaydın, böyle etseydin gibi gibi..
Should have/Could have + verb3
- You should have cleaned the bedroom.
- Yatak odanı temizlemeliydin.
- You could have spent more time studying than you do.
- Çalışmaya olduğundan daha fazla zaman ayırmalıydın.
> E tabi dilimizde tüy bitti neredeyse yalvarmadığımız kalmıştı :)
Sorularınızı yorum kısmında paylaşabilirsiniz.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder