Even, zarf işlevindedir ve hatta, bile gibi anlamlar taşır. Sürpriz bir durum, beklenmedik anlar, alışılmadık sıradışı olay ve hadiseler ortaya çıktığında kullanılır.
- He didn’t even have enough money to pay for ticket.
- Bileti ödeyecek kadar parası bile yoktu.
- You love me, even after the terrible things ?
- Berbat şeylerden sonra bile beni seviyor musun ?
- Some people can't even read.
- Bazı insanlar okumayı bile bilmiyor.
- I work even on Sunday.
- Pazar günü bile çalışıyorum.
- Human beings will live for 150, even 200 years by the end of the century.
- İnsanoğlu yüzyılın sonuna kadar 150, hatta 200 yıl yaşayacak.
- Don't even talk to Hale.
- Hale'yle konuşma bile.
- I feel even worse than I look.
- Görümdüğünden bile daha fazla kötü görünüyorum.
- It was so easy, even a child could do it.
- Bir çocuk dahi yapabilse bile, çok kolaydı.
- He didn't leave her even after all she had said.
- Söylediklerinden sonra bile onu terketmedi.
Even though ve Even If, anlamca -e rağmen veya -sa bile şeklindedir. İngilizce'de synonim (eş anlamlısı) ''in spite of the fact that'' veya ''although'' yapılarıdır.
- Even though she was busy, she came to see me.
- I think they’re amazing, even though they haven’t won any games this season.
Even if, beklenmedik sıradışı ekstrem durumlarda söz konusu olduğunda kullanılır.
- I’m still going to go swimming in the sea even if it rains.
- Yağmur yağsa bile yüzmeye gideceğim.
- She will come even if she is tired.
- Yorgun olsa bile gelecek.
- Even if he does something bad, he'll never admit it.
- Kötü bir şey yapsa bile katiyyen kabul etmez.
Sorularınızı yorum kısmında paylaşabilirsiniz.
"It was so easy, even a child could do it." örneğinizin çevirisi yanlış. "O kadar kolaydı ki bir çocuk bile yapabilirdi." olması gerekiyor. Sayfadan yardım alanların kafası karışabilir.
YanıtlaSilÖrnek çevirileri çok yanlış yapılmış.
YanıtlaSil