Set out ne demek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Set out ne demek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Mart 2018 Salı

İngilizce ''Set'' Kullanımları ve Örnek Cümleler

Bu yayınımızda İngilizcede ''Set'' sözcüğüne kapsamlı bir şekilde göz atıyoruz.

Set: Bir şeyi bir yere koymak, konumlandırmak yerleştirmek anlamları taşır.

- Set a book on a table.
- Bir masanın üstüne bir kitap koy.

- Set the flowers next to the photo.
- Çiçekleri fotoğrafın yanına yerleştir/koy.

➦Bir şeyi veya bir durumu belirlenmiş bir duruma getirmek, koymak, ayarlamak.

- Set the machine in motion.
- Makineyi harekete geçirin yani çalıştırın.

➦Bir eylemin başlamasına sebep olmak.

- The noise set the dog to barking.
- Ses köpeği havlattı.

➦Düşmanca his veya eyleme sevketmek.

- A dispute set the neighbors against each other.
- Bir tartışma komşuları birbirine düşürdü.


➦Genel manada bildiğimiz ayarlamak anlamı saat, alarm, ses..

- Set the volume as high as possible
- Sesi mümkün olduğunca en yükseğe ayarla.

- Melih  set his alarm clock for 2:30.
- Melih alarmını iki buçuğa kurdu.

➦Ya da bir tarihe bir etkinlik belirlemek, ayarlamak bunların yanı sıra bir şeye fiyat, hedef belirlemek.

-  The Turkish government has set a tight budget for next year.
- Türk Hükümeti gelecek yıl için sıkı bir bütçe belirledi.

➦Bir şeye değer biçmek, değer koymak. [Set value on something]

- If you set no value on being a woman yourself, how can you expect others to?
- Eğer kendin kadın olmana bir değer atfetmeyeceksen, başkalarından bunu nasıl beklersin?

➦Örnek teşkil etmek, sağlamak, temin etmek, ortaya çıkarmak.

- If you are smoking in front of the children then you are setting them a bad example.
- Eğer çocukların karşısında sigara içiyorsan o zaman onlar için kötü örnek teşkil ediyorsun.

- A new world marathon record  set by Stephen Hawk.
- Yeni dünya maraton rekoru Stephen tarafından kırıldı.

➦Görev tayin etmek yada bir vazife için sorumlu tutulmak.

- The secret to happiness is to keep setting yourself new challenges.
- Mutluluğun sırrı kendini yeni meydan okumalara sorumlu tutmaktır.


➦Hazırlamak veya hazır olmak.

- Tom set the table for dinner while Mary cooked
- Mary yemeği pişirirken, Tom da akşam yemeği için masayı hazırladı/ayarladı.

- We are all set!
- Hepimiz hazırız.

➦Set on something: Bir şey üzerine veya bir şeyi yapmaya kararlı olmak.

- Handan is set on going to Paris.
- Handan Paris'e gitmeye kararlı.

➦Set against something: Bir şeye veya bir şeyi yapmaya karşı olmak.

- Türkey is also set against devaluation.
- Türkiye'de devalüasyona karşıdır.

➦Set your face against something: Bir şeye karşı çıkmak, muhalefet durmak, belli bir yüz ifadesi takınmak.

- Many councils have completely set their face against the idea of road humps.
- Bir çok konsey yollarda kasis uygulaması fikrine karşı çıktı.

➦Güneşin batışı veya güneşin batması:

- She watched the sun set.
- Güneşin batışını izledi.

- The sun is setting.
- Güneş batıyor.

➦Set fire to something: Bir şeyi ateşe vermek, tutuşturmak.

- Lightning set several buildings on fire.
- Yıldırım bazı binaları alevlendirdi.

➦Set up: Kurmak, oluşturmak.

- The two sides agreed to set up a commission to investigate claims.
- İki taraf iddiaları soruşturmak için bir komisyon kurmayı kabul etti.

➦Set off: Yola koyulmak.

- The mountaineers set off, paying no heed to the severe blizzard.
- Dağcılar kar fırtınasına aldırış etmeden yola koyuldular.

➦Set in: Bastırmak, başlamak.

- Winter is setting in and the population is facing food and fuel shortages.
- Kış bastırıyor ve populasyon yiyecek ve yakıt yokluğu ile yüzleşmekte.

➦Set out: Yola çıkmak başlamak.

- When setting out on a long walk, always wear suitable boots.
- Uzun bir yürüyüşe çıkarken her zaman uygun botlar giyin.

➦Set out to do something: Bir şeyi gerçekleştirmeye çalışmak, yapmayı denemek.

- We set out to find the truth behind the mystery.
- Gizemin arkasındaki gerçeği bulmaya başladık.

➨Ve daha fazlası da phrasal verb, sıfat, isim şekilleriyle var.. Bunlar kabaca gündelik yaşamda ihityaç duyulabilicek kullanımlardan bazıları. Yayınımızın sonuna içinde rastgele ''set'' sözcüğü bulunan bazı cümleler ekleyelim ve yorum olarak bu cümlelere anlam vermek sizin takdirinize kalsın.

1) Whenever I cook spaghetti noodles, I set an egg timer.
2) Lincoln set out to abolish slavery in the United States.
3) We hope to finish planting the field before the sun sets.
4) Do you think the rainy season will set in early this year?
5) He set out to do something that had never been done before.
6) The Beatles set the world on fire with their incredible music.
7) The government has set up a committee to look into the problem.
8) Why does it take them so long to set up my internet connection?
9) You ought to set an example for the others.
10) We were all set to leave when the phone rang.

''No Longer-Any Longer'' Açıklama ve Örnek Cümleler

Değerli takipçilerimiz, No longer/Any longer/Not Any longer ve Any more şeklindeki zaman zarfları tamamiyle aynı manayı taşımaktadır. Anlam ...