Can, fiziksel becerileri anlatmada kullanılır.
- I can lift that heavy stone.
- Bu ağır taşı kaldırabilirim.
- Mustafa Kasnak can run fast.
- She can jump high.
Can, çoğunlukla, see, hear, feel, smell, taste fiilleriyle kullanılır.
- I can see Gülhane Park from my office in İstanbul.
Can, sahip olunmuş, elde edilmiş becerileri ifade edilirken kullanılır.
- I can play the guitar.
- I can hardly swim.
- He can read and write.
Can, Olasılıkları ifade etmede kullanılır.
- Anybody can make a mistake.
- You can buy a ticket from any store.
- We can see Dicle over there.
Can, Informal, yani resmiyet dışı samimi durumlarda izin, rıza anlamlarında kullanılır.
- I'm not ready right now, you can leave.
- When you finish your work, you can be off.
Ancak resmiyetvari bir durum ortadaysa may tercih edilir.
Olumsuz form,
Cannot veya can't şeklindedir.
Could, past formudur ve beceri yetenek ifadelerinin geçmiş zamandaki varlığını ifade ederken kullanırız.
I could lift the box but you couldn't.
''Be able to'' kullanımı ile ''Can'' kullanımının arasındaki benzerliklere ve farklara bakmanızı şiddetle öneririz.
İçeriğe ulaşmak için tıklayın: İngilizce ''Be able to'' vs ''Can/Could'' Detaylı Anlatım
Sorularınızı yorum kısmında paylaşabilirsiniz.