ingilizce a little etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ingilizce a little etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Ocak 2018 Çarşamba

İngilizce A few, Few & A Little, Little Kullanımları..

İngilizce'de sıklıkla karşılaştığımız A few, Few yada A little, Little miktar sıfatları mana olarak birkaç ve biraz anlamlarına gelirler. Tabi ki sadece bundan ibaret değil.


A few ve Few sayılabilen çoğul isimlerde kullanılır.


A few: Birkaç anlamına gelir sayılabilen çoğul isimlerde kullanılır. Bu kullanımda birkaç ifadesinden anlaşılmalıdır ki söz konusu nesne veya kavram pozitif anlam içermektedir. Sayıca yeterlilik ve bir tatminkarlık vurgulanmak istenmiştir.


- I made a few friends in my quarter.
- Mahallemde bir kaç arkadaş edindim.
> Birkaç arkadaş edindim ve bu yeterli, bu durumdan memnunum.

- Every evening She watches a few programs on TV.
- Her akşam Tv'de birkaç program seyreder.
> Birkaç program seyreder yeteri kadar Tv programı seyrediyor.

- Because My family is rich, I have a few motorbikes.
- Ailem zenging olduğundan, birkaç tane Motorum var.
> Ailem zengin, ee birkaç tane motorum var daha nolsun.


Few: Birkaç, Az anlamına gelir ve sayılabilen çoğul isimler için kullanılır ancak bu kez birkaç ifadesinden, söz konusu nesne veya kavramın olumsuz anlamda olduğu yeterlilik ve tatmin ediciliği olmadığını kısaca Az manasında birkaç olduğunu çıkarımsamalıyız.




- I'm not popular in school so I have few friends.

- Okulda popüler değilim o yüzden birkaç (az) arkadaşım var.
> Birkaç arkadaşım var ama az sayıdalar bu durum rahatsız edici, olumsuzluk içermekte.

- Because my family is poor, I have few toys.
- Ailem fakir olduğu için, birkaç(az) oyuncağım var.
> Birkaç oyuncak ama az, yeterli sayıda değil malum fakiriz ya oyuncak neyimize..


- Few people speak more than three languages.
- Az sayıda insan üç dilden fazla dil konuşuyor.
> Az, yeterli değil bu kadar lisan bilen insan daha fazla olmalı.



A little ve Little sayılamayan isimlerde kullanılır.


A little: Biraz anlamına sahiptir ancak bu ''biraz'' miktarca yeterlidir olumlu bir anlam ifade etmektedir. Bu biraz durumu bizim için kafi derecede şikayetçi değiliz.


- I'm pleased. I earnt a little money this month.
- Keyfim yerinde. Bu ay biraz para kazandım.
> Biraz para kazandım, sıkıntı yok işimi görürüm bu para beni götürür bir süre..

- A little lemon juice on fish makes it taste better.
- Balığın üstüne biraz limon suyu daha lezzetli olmasını sağlar.
> Biraz limon suyu, miktar ne kadar ise tatmin edici ve kafi..

- There is a little sunshine today.
- Bugün biraz güneş ışığı var.

> Oh ne güzel parıldıyor, dünyamızı aydıntmaya, içimizi ısıtmaya yetecek kadar.. 


Little: Sayılamayan isimlerde kullanılır az/biraz anlamına sahiptir ve bu defa tam tersi olarak sahip olunan, bahsi geçen şey yetmeyecek kadar azdır, kısıtlıdır memnun edici değildir.

- I have little money.
- Az (çok az) param var
> Yetmez, işimi de görmez.

- Little sunshine is better than none.
- Biraz (azıcık) güneş ışığı hiç olmamasından iyidir.
> Hava kapalı, sema bulutlarla kaplı, küçücük bir delikten saçılıyor güneş ışığı, hay!


- I put little sugar in my coffe.
- Kahveme biraz (azıcık) şeker koydum.
> Şekeri pek sevmem ya, ondan azcık koydum acımsı tadı gitsin yeter.


Son olarak Few ve Little miktar sıfatlarına Very (çok) anlamına gelen zarfı da ekleyerek bir kullanım ortaya çıkardığımızda bahsi geçen şeyin azlık derecesine biraz daha kuvvet katmış olur, az olan şeyin neredeyse yok denecek kadar az olduğunu ifade etmiş oluruz.

Very few, Very little..

- Very few people know how to speak politely and respectly.
- I add very little milk to my coffee.



Sorularınızı yorum kısmında paylaşabilirsiniz.

''No Longer-Any Longer'' Açıklama ve Örnek Cümleler

Değerli takipçilerimiz, No longer/Any longer/Not Any longer ve Any more şeklindeki zaman zarfları tamamiyle aynı manayı taşımaktadır. Anlam ...