1) Don't count your chickens before they hatch.
Yumurtalar çıkmadan tavukları sayma çıkarımı yapılabilir. Yani bir şeyin gerçekleşmesinden emin olmadan veya o her ne ise vuku bulmadan adım atma kararlar verme.
Zengin Türkçemizden bir karşılıklar verecek olursaak,
- Dereyi görmeden paçayı sıvama.
- Doğmamış çocuğa don biçilmez.
2) A bird in the hand is worth two in the bush.
Eldeki bir kuş, çalılıkta duran iki kuştan daha değerlidir. Hali hazırda sahip olduğumuz şeyler, bizim için ulaşamadığımız veyahut ulaşması, sahip olması zor şeylerden daha önemlidir daha kıymetlidir.
Türkçe'mizden örnek verecek olursak,
- Eldeki serçe damdaki güvercinden iyidir
- Bugunkü tavuk yarınki kazdan iyidir
- Bugünün tavuğu yarının kazından iyidir.
3) A penny saved is a penny earned.
Biriktirilen peni (para) kazanılan penidir. Para biriktirmek davranışı, aynı şekilde para kazanmak manasına da gelir. Gayet doğru..
Türkçe'de ise karşılıklarından bir tanesi, o hepimizin bildiği meşhur atasözüdür,
- Damlaya damlaya göl olur.
4) A picture is worth 1000 words.
Bir resim binlerce kelimeye değer. Hakikaten de öyle çok hakikat dolu bir söylev.
5) Actions speak louder than words.
Eylemler kelimelerden yüksek sesle konuşur. Yani sürekli laf ebeliği yapan, ancak icraat söz konusu olduğunda sıfır icraat gösteren kişilerden bahsedilir ve bu tür insanlarında ne çevresine ne de kendisine faydası olmadığı aşikardır.
Türkçede ise,
- Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz.
- Lafla peynir gemisi yürümez. > Bizim favorimiz :)
6) Add insult to injury.
Bunu Türkçeye çevirmek amorf bir mana çıkarabilir. Bozuk olan, zarar görmüş berbat bir duruma bir de başkası darbe vurur, zarar verir.
Türkçede,
- Tüy dikmek
- Yaraya tuz basmak
- Kaş yapayım derken göz çıkarmak
7) Barking up the wrong tree.
Yanlış ağaca havlamak gibi bir şey. Belki köpeğin biri koşturduğu kedinin hangi ağaca tırmandığını takip edememiştir yanlış ağaca havlıyordur :) Herneyse.. Aman beklediğimiz, yardım bulacağımız bir kişiden beklentimiz doğrultusunda medet bulamayız da yanlış kapıyı çalmış oluruz mesela..
Türkçedeki envanterimizden bu duruma cuk oturan bir tanesi,
- Yanlış kapıyı çalmak.
8) Birds of a feather flock together.
Şu birbiriyle aynı karaktere sahip olan, birbirine benzeyen insanlar için.. tabi bu defa olumsuz yerici bir mana hakim..
- Davul bile dengi dengine çalar
- İt ulur, birbirini bulur
- Tencere yuvarlanmış kapağını bulmuş
9) Don't bite off more than you can chew.
Çiğneyebileceğinden fazlasını ısırma. Sindirebileceğin, çiğneyebileceğin kadarını kopar yemeye çalış çok da mantıklı..
Türkçe envanterimizden bir kaç örnek,
- Yutamayacağın lokmayı ağzına alma
- Boyundan büyük işlere kalkışma
10) Break the ice between..
Anlam çırılçıplak ortada.. Aradaki buzları eritmek.. İnsanlar küser, darılır, husumet yaşar aralarında buz kütleleri oluşur ya o soğukluk hali..
11) Not to compare apples to oranges.
- Sapla samanı birbirinden ayırmak.
12) Costs an arm and a leg.
Değeri bir kol bir bacak maliyeti kadarmış. Bu uzuvlara paha biçilebilir mi bir insan için? Hayır. O zaman taşıdığı anlam bir şeyi fahiş fiyatlarda değerinin olması, çok pahalı olması.
- Bir servete mal olmak
- Çok pahalıya mal olmak.
13) Do unto others as you would have them do unto you.
Klasiklerden bir tanesi,
- Sana yapılmasını istemediğin bir şeyi başkasına yapma.
14) Don't cry over spilled milk.
Dökülmüş sütün arkasından ağlama diyor iş işten geçti diyor.
Türkçe'mizde buna biz neler diyoruz,
- Olmuşla ölmüşe çare yok
- Ölenle ölünmez.
15) Every cloud has a silver lining.
Her bulutun gümüş astarı(kaplaması) vardır.
Peki biz ne deriz,
- Her hayırda bir şer her şerde bir hayır vardır.
- Gün gelir devran döner.
- Her yokuşun bir inişi vardır.
- Gün doğmadan neler doğar.
- Her işte bir hayır vardır.
- Her gecenin bir sabahı vardır.
16) Searching for needles in a haystack: Samanlıkta iğne aramak.
- It’s like searching for needles in a haystack, but we found one needle.
17) Don't roll the dice if you can't pay the price.
Ödeyeme yapamayacaksan zar atma. Gayet mantıklı bir öneri.
Peki güzel Türkçemizde buna ne tür karşılıklar var?
- Boyundan büyük işlere kalkışma.
- Sonuçlarını göze alamayacağın işe kalkışma.
- Adımını atmadan önce iyi düşün
- Yiyemeyeceğin ****ın altına yatma. [argo]
Devamı gelecek..
ingilizce atasözleri anlamları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ingilizce atasözleri anlamları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
7 Şubat 2018 Çarşamba
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
''No Longer-Any Longer'' Açıklama ve Örnek Cümleler
Değerli takipçilerimiz, No longer/Any longer/Not Any longer ve Any more şeklindeki zaman zarfları tamamiyle aynı manayı taşımaktadır. Anlam ...
-
As though : İngilizcede -güya , -sözde , -sanki , -mış gibi , -gibi , -cesine/casına anlamlarına gelen bir bağlaçtır. Synonym(eş anlamlısı...
-
Phrasal verbgillerden olan ''Deal with'' unsurumuz özellikle YDS KPDS vb gibi dil seviyesi tespit etme sınavlarında sık sık...
-
As If : İngilizcede -güya , -sözde , -sanki , -mış gibi , -gibi , -cesine/casına, -tut ki anlamlarına gelen bir bağlaçtır. Synonym(...