İngilizce envanterimize iyi bir yatırım olacak ''Persuade'' fiiline göz atalım.
Persuade Someone to do something: Birini ikna etmek, aklını çelmek ya da birini bir şey yapması için ikna etmek aklını çelmek yada razı etmek anlamlarında kullanılır.
Persuaded: Past participle formudur ve sıfata dönüşmüştür. Anlamca ise ikna edilmiş (kişi) ikna edilen anlamı kazanmıştır.
- I think I've persuaded Sezgin.
- Bence Sezgin'i ikna ettim/aklını çeldim.
! To persuade someone
- I persuaded Melis to help me.
- Melis'i bana yardım etmesi için ikna ettim.
! To Persuade someone to do something.
- I failed to persuade my father.
- Babamı ikna etmek konusunda başarısız oldum.
- I persuaded him to go to the party.
- Partiye gitmek konusunda onun aklını çeldim.
- I persuaded him to consult a doctor.
- Doktora görünmesi hususunda onu ikna ettim.
- Mehmet tried to persuade his sister to stay in İstanbul
- Mehmet İstanbul'da kalması için kız kardeşini ikna etmeye çalıştı.
- I finally stopped trying to persuade my brother to clean his room.
- En sonunda kardeşimi odasını temizlemek konusunda ikna etmeyi bıraktım.
Olumsuz formda ise, mastar fiillerde uyguladığımız ''not to'' yapısını kullanırız.
- I persuaded Şeyda not to go swimming by herself.
- Şeyda'yı yüzmeye tek başına gitmemesi konusunda ikna ettim.
- He persuaded his wife not to divorce him.
- Karısını boşanmamaya razı etti.
Benzer kullanımlarından bazılarını şu şekilde sıralayabiliriz.
To sway:
- Nothing could sway his conviction.
- Hiçbir şey onun aklını çeldiremez.
To woo:
- He did all he could to try to woo my mother back.
- Annemin geri dönmeye razı etmek için elinden gelen herşeyi yaptı.
To reason with:
- I tried to reason with the customer.
- Müşteriyi ikna etmeye çalıştımç
- We tried to reason with Selin until he changed his mind.
- Fikrini değiştirene kadar Selin'i ikna etmeye çalıştık.
Sorularınızı yorum kısmında paylaşabilirsiniz.
persuade anlamı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
persuade anlamı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
14 Mart 2018 Çarşamba
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
''No Longer-Any Longer'' Açıklama ve Örnek Cümleler
Değerli takipçilerimiz, No longer/Any longer/Not Any longer ve Any more şeklindeki zaman zarfları tamamiyle aynı manayı taşımaktadır. Anlam ...
-
As though : İngilizcede -güya , -sözde , -sanki , -mış gibi , -gibi , -cesine/casına anlamlarına gelen bir bağlaçtır. Synonym(eş anlamlısı...
-
Phrasal verbgillerden olan ''Deal with'' unsurumuz özellikle YDS KPDS vb gibi dil seviyesi tespit etme sınavlarında sık sık...
-
As If : İngilizcede -güya , -sözde , -sanki , -mış gibi , -gibi , -cesine/casına, -tut ki anlamlarına gelen bir bağlaçtır. Synonym(...