simple past tense present perfect tense fark etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
simple past tense present perfect tense fark etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Aralık 2017 Cuma

İngilizce Simple Past Tense ve Present Perfect Tense Arasındaki Fark..


Bu yayınımızda her zaman karıştırılması kaçınılmaz olan veya bu iki zamandan da örnek cümlelerle karşılaşıldığında bir mana eklemenin zor olduğu yada kimi zaman arasında hiçbir fark göremediğimiz, Simple Past Tense ve Present Perfect Tense arasındaki farklara, ince çizgilere değinmenin, mecburi veya keyfi İngilizce öğrenenlerin yararına olacağını düşündük öyleyse lafı uzatmadan kısım kısım, bir ondan bir diğerinden bu farklara bir göz atalım.




Present Perfect Tense:  Bu zamanı tercih edeceğimiz anlardan biri, söz konusu durum ve eylemimizin belirgin bir zamani tasfir etmiyor olmasıdır. Yani geçmişten bir yaşantı söz konusu ancak spesifik bir zaman belirtisi yok geçmişte bir zaman işte..


- I have met Rüzgar, but I haven't met her sister.

- Rüzgarla tanıştım ancak kız kardeşiyle tanışmadım..

➱ Bakın örneğimize baktığımızda geçmişte bir olay söz konusu ancak bunun ne söyleyenin zihinde ne de cümlenin ifade ediliş biçiminde zamanla ilgili hiç bir emare yok. Bu söylemde bulunan kişi, mazide yaşadığı bir olayı veya düşünceyi aktarıyor o kadar.


- I saw this man.

- I have seen this man.

➯ Bir örnek daha.. ikisinden de ''Bu adamı gördüm'' anlamını ediniriz. Ancak iki farklı şekilde de kullanılıyor olması zevki ve keyfi bir durum mudur değildir. Bir ayrım söz konusu.


➾ I saw this man  > Bu adamı gördüm.. Ne zaman? Geçmişte vaktini, anını bildiğim hatırladığım bir zamanda gördüm.. Bunu belirtirim veya belirtmem ama o zamana vakıfım..


➾ I have seen this man. > Bu adamı gördüm.. Ne zaman? işte bu kez, ne zaman ne vakit olduğuyla ilgili bir bilgi, bir ima yok. Gördüm mü ? Gördüm.. Bunun ne zaman olduğunu dert eden, kafasına takan kimse de yok.



Simple Past Tense: Bu kez ise, geçmiş zamandan bahsederken, belirgin, ayırt edici, spesifik bir zaman kullanmak durumundayız..


- I met Rüzgar yesterday at University, Her sister was there too, but I didn't meet her.

- Rüzgarla dün üniversitede tanıştım kardeşi de oradaydı ama onunla tanışmadım.

Yesterday öğesi burada Past Tense'in varlığını bize kavratmış olmalıdır.




Present Perfect Tense: Bu zaman işlevi olan başka bir durumda neydi geçmişte başlamış ancak halen bugün de devam eden olay ve durumlar için kullanılıyor olmasıydı..



- I have been an engineer for nine years.

- Dokuz yıldır mühendisim..

➯ Burdan ne anlıyoruz ? Ben dokuz yıldır mühendisim, yani halen mühendisim..


- I've known Ömer for ten years

- Ömer'i on senedir tanıyorum/biliyorum

➯ Bakın ben hala onu tanıyorum, bağlantı halindeyim..



Simple Past Tense: Aksi olarak bu zaman da bilindiği gibi eylem geçmişte başlamış ve kuşkusuz bitmiş, sona ermiş oluyordu..


- I was an engineer for nine years, from 1992 to 2002. Now I am a teacher.

- 1992'den 2002'ye kadar, dokuz yıldır mühendistim/mühendislik yapıyordum, şimdiyse öğretmenim.

➯ Bu örnekte de görüldüğü gibi eylem tamamlanmıştır, o süre zarfı içinde ben mühendistim ve artık

değilim.. çünkü öğretmenim, öğretmenlik yapıyorum. Bu durum ise bize Simple Past Tense zamanını kullanmayı mecbur kıldı.


- I knew Ömer for five years.

- Ömeri beş yıldır tanıyordum/biliyordum.

➯ Simple Past tense ile kullandığımız da ise, şu anda artık Ömer'i tanımam etmem, mazinin tozlu topraklı köşelerinde yok olmuş Ömer artık yok gibi bir bağlantımız da kalmamış gibi bir anlam..



⧪ Özet olarak bu iki zamanın aslında kayda değer, dikkate alınması gereken zamansal farkları olduğunu, kalemimiz yettiğince anlatmaya çalıştık umarız ki yararlı olur..



Sorularınızı yorum kısmında paylaşabilirsiniz..

''No Longer-Any Longer'' Açıklama ve Örnek Cümleler

Değerli takipçilerimiz, No longer/Any longer/Not Any longer ve Any more şeklindeki zaman zarfları tamamiyle aynı manayı taşımaktadır. Anlam ...