tackle cümle içinde etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tackle cümle içinde etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Kasım 2019 Cuma

İngilizce ''Tackle'' Verb/Noun Anlamı ve Örnek Cümleler

Bu yayınımızda kısaca Tackle ifadesini verb/noun şeklinde inceleyelim arkadaşlar.



Tackle: Fiil manası olarak sözlüklerde; Bir problemi meseleyi ele almak, mücadele vermek, girişmek, üstesinden gelmek, uğraşmak, zaptetmek, icabına bakmak şeklinde anlamlar çıkar karşımıza.Tabi dilde her unsur farklı alanlarda ve branşlarda kendine yeni manalar ya da benzeri manalar katabiliyor mesela; futbol teriminde tackle ifadesi; İkili mücadele, rakipten top çalmak şekilleriyle de aktif olarak kullanılmaktadır.


Tackle: Noun olarak ise, Sıkıca yakalama, ket vurma, durdurma, tutma,  takım; daha nesnesel mana olarak ise, palanga, makara, olta takımı, balık av malzemeleri  gibi anlamlara gelir. 

Fishing tackle.. Balık av takımı..

Bu arada Palanga nedir diye merak edeniniz olursa; 


Bu düzenek aklınıza gelebilir.

Lafı çok fazla eveleyip gevelemeden söz konusu İngilizce elemanımızı örnek cümlelerle  hafızalarımıza çiviyle kazıyalım.



- The first reason to tackle these problems is to save children's lives.
- Bu meselelerle uğraşmanın birincil nedeni, çocukların hayatlarını kurtarmaktır.
(Bakın uğraşmak anlamı)



⧪ Bakın burada farklı anlamlarından bir tanesi; If you tackle someone about a particular matter, you speak to them honestly about it, usually in order to get it changed or done.

Diyor ki; Bir kişinin özel bir meseleyle ilgili olarak fikrini değiştirmek ya da konuyu anlamasını sağlamak için kibarca nazikçe konuşursun diyor.. 

- I tackled him about how anyone could live amidst so much poverty. 
- Onunla böylesi büyük bir sefaletin içinde nasıl yaşanılabileceği konusunda konuştum. 


- He claims his attacker overtook and tackled him, pushing him into the dirt.
- Saldırganın, ona yetişip hakkından geldiğini ve onu pisliğin içine ittiğini iddia ediyor.


- Governments have failed to tackle the question of homelessness.
- Hükümetler evsizlik sorunuyla başa çıkma konusunda başarısız oldular.


- There were over 50 firefighters tackling the blaze.
- Alevlerle mücadele eden ellinin üzerinde itfaiyeci vardı.


- Yes, money was a problem and she hadn't any idea how to tackle the matter.
- Evet, para bir problemdi ve bu meseleyi nasıl çözebileceğine dair herhangi bir fikri yoktu.


- The future would undoubtedly throw more obstacles in their path, but they would tackle them as a family now.
- Gelecek, şüphesiz yollarına daha fazla taş koyacak fakat bu defa karşılarında zorlukların üstesinden gelebilecek bir aile olacaktır.


Sorularınızı yorum kısmında paylaşabilirsiniz.

''No Longer-Any Longer'' Açıklama ve Örnek Cümleler

Değerli takipçilerimiz, No longer/Any longer/Not Any longer ve Any more şeklindeki zaman zarfları tamamiyle aynı manayı taşımaktadır. Anlam ...