23 Kasım 2019 Cumartesi

İngilizce ''Account For'' Anlamı ve Örnek Cümleler

Account For: Bir tür phrasal verb olan ifademizin kabaca önemli olan, yaygın biçimde kullanılan birkaç manasına değineceğiz. 



⧪ İlk olarak;  Tekabül etmek, karşılamak, -e denk gelmek, oluşturmak, sebep olmak şeklindedir.


- Computers account for 5% of the country's commercial electricity consumption.

- Bilgisayarlar, ülkenin ticari elektrik tüketiminin %5'ine tekabül etmektedir/karşılık gelmektedir.


- Students account for the vast majority of our customers.

- Öğrenciler, müşterilerimizin çok büyük çoğunluğunu oluşturmaktadır.


- Afro-Americans account for 12% of the US population.

- Afro-Amerikanlar Birleşik Devletler nüfusunun %12'sini oluşturmaktadır. 


- The poor weather may have accounted for the small crowd.

- Bu küçük kalabalığın nedeni, kötü hava koşulları olabilir.


- Recent pressure at work may account for his behavior.

- İş yerindeki son baskı, davranışının nedeni olabilir.


⧪ Bir diğer manası; bir konuya açıklama getirmek, malumat vermek, izahatte bulunmak şeklindedir.



- How do you account for the company's alarmingly high staff turnover?

- Şirketin endişe verici düzeydeki personel cirosuna nasıl bir açıklama getiriyorsun?


- Can you account for your movements on that night?

- O geceki hareketlerinle ilgili izahatte bulunabilir misin?



- How do you account for your success?
- Başarını nasıl açıklıyorsun?


⧪ Yerini veya durumunu belirlemek, özellikle bir kaza, afet vb sonrası;



- All passengers have now been accounted for.

- Tüm yolcuların yeri belirlendi.(durumları okey)



⧪ Bir düşmanı öldürmek, rakibini al aşağı etmek yenmek vb;



- In the first ten days of May our squadron accounted for at least seven enemy aircraft.

- Mayıs ayının ilk on gününde filomuz en az on düşman uçağı etkisiz hale getirdi.


- In the final they accounted for Çorum Spor by three goals to two.

- Finalde Çorum Spor'u 3-2 yendiler.



⧪ Dip not olarak account ifadesinin hesap anlamında kullanıldığını pekala biliyoruzdur. Biz yine de ona da değinmeden geçmeyelim.



- I paid the money into my account this morning.

- Bugün hesabıma ödeme yaptım.

- I closed that bank account when I came to Ankara.

- Ankara'ya geldiğimde banka hesabımı kapattım. 


⧪ Final paragrafımızı da harikulade atasözlerinden bir tane patlatalım mı konumuzla ilgili, ne dersiniz?


- There's no accounting for taste.


- ZEVKLER VE RENKLER TARTIŞILMAZ!



Sorularınızı yorum kısmında paylaşabilirsiniz. Esen kalın.


3 yorum:

  1. l just found this page.you have share lots of usefull topics. but what l could not understand is why there is not any comment. l wonder if anyone know this metter?

    YanıtlaSil
  2. faydalı içerikler... çok beğendim...teşekkürler

    YanıtlaSil
  3. Emeğinize sağlık, teşekkür ederim.

    YanıtlaSil

''No Longer-Any Longer'' Açıklama ve Örnek Cümleler

Değerli takipçilerimiz, No longer/Any longer/Not Any longer ve Any more şeklindeki zaman zarfları tamamiyle aynı manayı taşımaktadır. Anlam ...