Account For: Bir tür phrasal verb olan ifademizin kabaca önemli olan, yaygın biçimde kullanılan birkaç manasına değineceğiz.
⧪ İlk olarak; Tekabül etmek, karşılamak, -e denk gelmek, oluşturmak, sebep olmak şeklindedir.
- Computers account for 5% of the country's commercial electricity consumption.
- Bilgisayarlar, ülkenin ticari elektrik tüketiminin %5'ine tekabül etmektedir/karşılık gelmektedir.
- Students account for the vast majority of our customers.
- Öğrenciler, müşterilerimizin çok büyük çoğunluğunu oluşturmaktadır.
- Afro-Americans account for 12% of the US population.
- Afro-Amerikanlar Birleşik Devletler nüfusunun %12'sini oluşturmaktadır.
- The poor weather may have accounted for the small crowd.
- Bu küçük kalabalığın nedeni, kötü hava koşulları olabilir.
- Recent pressure at work may account for his behavior.
- İş yerindeki son baskı, davranışının nedeni olabilir.
⧪ Bir diğer manası; bir konuya açıklama getirmek, malumat vermek, izahatte bulunmak şeklindedir.
- How do you account for the company's alarmingly high staff turnover?
- Şirketin endişe verici düzeydeki personel cirosuna nasıl bir açıklama getiriyorsun?
- Can you account for your movements on that night?
- O geceki hareketlerinle ilgili izahatte bulunabilir misin?
- How do you account for your success?
- Başarını nasıl açıklıyorsun?
⧪ Yerini veya durumunu belirlemek, özellikle bir kaza, afet vb sonrası;
- All passengers have now been accounted for.
- Tüm yolcuların yeri belirlendi.(durumları okey)
⧪ Bir düşmanı öldürmek, rakibini al aşağı etmek yenmek vb;
- In the first ten days of May our squadron accounted for at least seven enemy aircraft.
- Mayıs ayının ilk on gününde filomuz en az on düşman uçağı etkisiz hale getirdi.
- In the final they accounted for Çorum Spor by three goals to two.
- Finalde Çorum Spor'u 3-2 yendiler.
⧪ Dip not olarak account ifadesinin hesap anlamında kullanıldığını pekala biliyoruzdur. Biz yine de ona da değinmeden geçmeyelim.
- I paid the money into my account this morning.
- Bugün hesabıma ödeme yaptım.
- I closed that bank account when I came to Ankara.
- Ankara'ya geldiğimde banka hesabımı kapattım.
⧪ Final paragrafımızı da harikulade atasözlerinden bir tane patlatalım mı konumuzla ilgili, ne dersiniz?
- There's no accounting for taste.
- ZEVKLER VE RENKLER TARTIŞILMAZ!
Sorularınızı yorum kısmında paylaşabilirsiniz. Esen kalın.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
''No Longer-Any Longer'' Açıklama ve Örnek Cümleler
Değerli takipçilerimiz, No longer/Any longer/Not Any longer ve Any more şeklindeki zaman zarfları tamamiyle aynı manayı taşımaktadır. Anlam ...
-
As though : İngilizcede -güya , -sözde , -sanki , -mış gibi , -gibi , -cesine/casına anlamlarına gelen bir bağlaçtır. Synonym(eş anlamlısı...
-
Phrasal verbgillerden olan ''Deal with'' unsurumuz özellikle YDS KPDS vb gibi dil seviyesi tespit etme sınavlarında sık sık...
-
As If : İngilizcede -güya , -sözde , -sanki , -mış gibi , -gibi , -cesine/casına, -tut ki anlamlarına gelen bir bağlaçtır. Synonym(...
l just found this page.you have share lots of usefull topics. but what l could not understand is why there is not any comment. l wonder if anyone know this metter?
YanıtlaSilfaydalı içerikler... çok beğendim...teşekkürler
YanıtlaSilEmeğinize sağlık, teşekkür ederim.
YanıtlaSil