As to: İngilizcede bu edatımız, -ilişkin, -e gelince, -konusunda, hakkında, -e ilişkin olarak, hususunda, -e dair, göre gibi anlamlara gelir ve yazılı veya sözlü ifadelerimize bir ustalık, bir profesyonellik görünümü katar.. Örnek cümlelerle ne demeye çalıştığımızı daha iyi kavrayalım..
- We are puzzled as to how it happened.
- Ne olduğu konusunda şaşkınız.
- I'm in a quandary as to how to deal with the problem.
- Problemin nasıl çözüleceği hususunda ikilemdeyim.
- The flowers were graded as to color.
- Çiçekler renklerine göre derecelendirilir.
- I can’t answer questions as to how much money Mr. Ahmet is being paid.
- Ahmet bey'e ne kadar para ödendiği hakkındaki sorulara cevap veremiyorum.
- He was uncertain as to which road to take.
- Hangi yoldan gidileceği konusunda kararsızdı.
- There's no decision as to when the work might start.
- İşin ne zaman başlayacağı konusunda bir karar yok.
- He had no idea as to what she had in mind.
- Onun kafasında ne olduğuna dair bir fikri yoktu.
as to konu anlatımı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
as to konu anlatımı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
23 Mayıs 2018 Çarşamba
21 Şubat 2018 Çarşamba
İngilizce ''As to'' & ''So as to'' Ne demek?
Bir edat olarak karşımıza çıkan ''As to'' kavramı Türkçe karşılık aradığımızda, ilişkin, -e gelince, konusunda, hakkında, istinaden, dair, -e ilişkin olarak, göre, ise.. gibi sonuçlara ulaşırız. Ek olarak benzer anlamlıları karşımıza ''about/concerning/related'' şeklinde de çıkar.
- There are some doubts as to her offer.
- Teklifi konusunda bazı şüpheler var.
- I can’t answer questions as to how much money workers are being paid.
- İşçilere ne kadar ödendiği konusundaki sorulara cevap veremem.
- As to where we'll get the money from, we'll talk about that later.
- Parayı nereden alacağımız konusuna gelince, bunu sonra konuşacağız.
- As to your earlier question, I don't think I know the answer.
- Daha önceki sorunuza gelince, cevabı bildiğimi zannetmiyorum.
- Sort those as to size and color.
- Bunları boyutuna ve rengine göre sıralayın.
- I'm in a quandary as to how to deal with the problem.
- Sorunun nasıl çözüleceği hususunda ikilemdeyim.
- We are puzzled as to how it happened.
- Bunun nasıl olduğu konusunda şaşkın bir haldeyiz.
So as to: Amacıyla, maksadıyla, üzere, için, diye, -mek için anlamları için kullanılır. Kısa yoldan kavranması için pek bildiğimiz eşanlamlısı ''in order to'' kullanımıdır. Yani bir amaç durumundan bahsetmiş oluyoruz.
- She had put her hair up so as to look older.
- Daha yaşlı görünmek için saçlarını topladı.
- I will go to the cinema so as to watch new movie.
- Yeni filmi izlemek için sinemaya gideceğim.
- They made many plans so as to catch the robber.
- Soyguncuyu yakalamak için bir sürü plan yaptılar.
- I will do my best so as to teach you English.
- Sana İngilizce öğretmek için elimden gelenin en iyisini yapacağım.
Sorularınızı yorum kısmında paylaşabilirsiniz.
- There are some doubts as to her offer.
- Teklifi konusunda bazı şüpheler var.
- I can’t answer questions as to how much money workers are being paid.
- İşçilere ne kadar ödendiği konusundaki sorulara cevap veremem.
- As to where we'll get the money from, we'll talk about that later.
- Parayı nereden alacağımız konusuna gelince, bunu sonra konuşacağız.
- As to your earlier question, I don't think I know the answer.
- Daha önceki sorunuza gelince, cevabı bildiğimi zannetmiyorum.
- Sort those as to size and color.
- Bunları boyutuna ve rengine göre sıralayın.
- I'm in a quandary as to how to deal with the problem.
- Sorunun nasıl çözüleceği hususunda ikilemdeyim.
- We are puzzled as to how it happened.
- Bunun nasıl olduğu konusunda şaşkın bir haldeyiz.
So as to: Amacıyla, maksadıyla, üzere, için, diye, -mek için anlamları için kullanılır. Kısa yoldan kavranması için pek bildiğimiz eşanlamlısı ''in order to'' kullanımıdır. Yani bir amaç durumundan bahsetmiş oluyoruz.
- She had put her hair up so as to look older.
- Daha yaşlı görünmek için saçlarını topladı.
- I will go to the cinema so as to watch new movie.
- Yeni filmi izlemek için sinemaya gideceğim.
- They made many plans so as to catch the robber.
- Soyguncuyu yakalamak için bir sürü plan yaptılar.
- I will do my best so as to teach you English.
- Sana İngilizce öğretmek için elimden gelenin en iyisini yapacağım.
Sorularınızı yorum kısmında paylaşabilirsiniz.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
''No Longer-Any Longer'' Açıklama ve Örnek Cümleler
Değerli takipçilerimiz, No longer/Any longer/Not Any longer ve Any more şeklindeki zaman zarfları tamamiyle aynı manayı taşımaktadır. Anlam ...
-
As though : İngilizcede -güya , -sözde , -sanki , -mış gibi , -gibi , -cesine/casına anlamlarına gelen bir bağlaçtır. Synonym(eş anlamlısı...
-
Phrasal verbgillerden olan ''Deal with'' unsurumuz özellikle YDS KPDS vb gibi dil seviyesi tespit etme sınavlarında sık sık...
-
As If : İngilizcede -güya , -sözde , -sanki , -mış gibi , -gibi , -cesine/casına, -tut ki anlamlarına gelen bir bağlaçtır. Synonym(...