İngilizce'de Past Progressive veya Past Continuous zamanı Türkçe'de kabaca Şimdiki Zamanın hikayesi zamanına denk gelmektedir. Baknz: Şimdiki zaman anlamı veren -(i)yor ekine di'li geçmiş zaman kipi eki olan -di'nin eklenmesiyle oluşur. Yani özetle, Yapıyordum, ediyordum, gidiyordum, konuşuyordum şeklindeki zamandan bahsediyoruz..
➤ Past Progressive zamanı geçmişte başlamış ancak halen devam ediyor olan eylem ve durumları ifade etmede işimize yarar. Kısaca tamamlanmamış veya bitmemiş eylem ve durumlar söz konusudur.
- Okula hiç geç kalmıyordu.
- Sözleriyle herkese neşe katıyordu.
- Sokaklarda çöp topluyordu.
- İki de bir telaşla saatine bakıyordu.
> Gördüğümüz gibi Türkçe örneklerde de eylemin bitmesiyle sonlanmasıyle ilgili bir anlam veya ibare yok, geçmiş zaman içinde o eylem veya durum gerçekleşiyormuş..
Formülümüz şu şekildedir;
am/is/are yardımci fiilinin past participle şekli olan,
was/were + verb + ing
Örneklerle devam edelim..
- They were waiting for the bus.
- Otobüs bekliyorlardı.
- I was having a bath at nine o'clock.
- Dokuzda duş alıyordum.
- My father was watching TV
- Babam televizyon seyrediyordu.
- I was sitting on the patio, and I was waiting for you.
- Avluda oturuyordum ve seni bekliyordum.
⟾ Sonu tek -e harfi ile biten fiilere -ing takısı getirirken e harfi düşer ve ekimizi öyle ilave ederiz.
Come > Coming
Engage > Engaging
Have > Having
Ancak sone çift ''ee'' harfleriyle biten fiillerde bunu yapmayız.
Agree > Agreeing
See > Seeing
⟾ Sonu ''ie'' harfleriyle biten kelimelerde <ie> harflerini kaldırır ve ''y'' ekleriz ardından da -ing.
Lie > Lying
➽ Şimdiyse Simple Past Tense, Past Progressive(Continuous) zamanlarında epey kullanımı olan
When/While unsurlarını bu zamanlar dahilinde cümle dizilimi ve anlam açısından nasıl kullandığımızı görelim.
Genel manada zarf ve bağlaç pozisyonları ve görevleri olan When/While ikilisini bu konumuzla bağdaştırdığımızda ikisi için şöyle bir Türkçe karşılık versek pek yanlış yapmış olmayız.
While : - iken
When : - diğinde, - dığında.
Aslına bakarsanız ikisi içinde Türkçe karşılık bulma söz konusu olduğunda bir tıpatıplık, bir aynılık söz konusudur ancak hangisi Past Tense, hangisi Past Progressive zamanıyla kullanılır bunu kavradığımızda, bu keşmekeş durum ortadan kalkacaktır.
- I was walking down the street, when you made a phone call to me.
- Beni aradığında, caddeden iniyordum.
Örnekteki cümlede iki eylemde aynı zamanda gerçekleşiyor ancak bir tanesi (yürümek işi) diğer eylem (telefon araması) gerçekleşmeden önce vardı ve devam ediyordu.
- While I was walking down the street, it began to rain.
- Caddeden iniyorken,(caddeden yürüyordum) yağmur başladı.
- While it was snowing, I lit a cigarette.
- Kar yağıyorken (kar yağıyordu) bir sigara yaktım.
- When I lit a cigarette, it was snowing.
- Sigara yaktığımda kar yağıyordu.
- When I got to school, Students were talking in Japanese or Chinese.
- Okula vardığımda öğrenciler Japonca yada Çince konuşuyorlardı.
Görüldüğü gibi [While= Past Progressive] söz konusu olduğunda, [When= Simple Past Tense] söz konusu olduğunda kullanılıyor ve ifade edilmesi gereken bağlaç anlamıda oldukça açık şekilde göz önünde. Önemli olan teknik açıdan When/While ikilisinin hangi zaman ile beraber kullanıldığını kavramak olacaktır.
Olumsuz formu ise;
was not/were not | wasn't/weren't
- No, I wasn't listening to music when you called me.
- We were not going to school in that day..
Sorularınızı yorum kısmında paylaşabilirsiniz..
past continuous örnek cümleler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
past continuous örnek cümleler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
14 Aralık 2017 Perşembe
İngilizce Past Progressive / Past Continuous Konu Anlatımı..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
''No Longer-Any Longer'' Açıklama ve Örnek Cümleler
Değerli takipçilerimiz, No longer/Any longer/Not Any longer ve Any more şeklindeki zaman zarfları tamamiyle aynı manayı taşımaktadır. Anlam ...
-
As though : İngilizcede -güya , -sözde , -sanki , -mış gibi , -gibi , -cesine/casına anlamlarına gelen bir bağlaçtır. Synonym(eş anlamlısı...
-
Phrasal verbgillerden olan ''Deal with'' unsurumuz özellikle YDS KPDS vb gibi dil seviyesi tespit etme sınavlarında sık sık...
-
As If : İngilizcede -güya , -sözde , -sanki , -mış gibi , -gibi , -cesine/casına, -tut ki anlamlarına gelen bir bağlaçtır. Synonym(...