7 Ocak 2018 Pazar

İngilizce Kelime Bilgisi Kazanımı [4]

Önce Metni Okuyalım


It's not unusual for former political allies to fall out. It happens all the time. But normally it's done in private, and maybe hinted at in public. Not this time. Not with this President.

This is a vicious knife fight between Donald Trump and his former campaign chief and White House Chief strategist being played out across social media.

Other Trump family members and supporters are piling in too. Why? Because Steve Bannon has enraged Donald Trump with his description of a meeting that took place between the president's son, Don Jr, and son in law, Jared Kushner, with a Kremlin-linked, Russian lawyer as unpatriotic and treasonous.

- BBC

Unusual: Alışılmadık, olağandışı.
Former: Önceki, Evvelki.
Ally: Müttefik, Dost.
To Fall out: Dökülmek, Bozuşmak, Kavga etmek.
Private: Özel, Mahrem.
To hint: İma etmek, Çıtlatmak, Dokundurmak.
Public: Umumi, Halk, Kamu.
President: Başkan.
Vicious: Kirli, Bedhah, Çok kötü, Şiddetli.
Knife Fight: Bıçak kavgası, Bıçaklı kavga.
Campaign: Kampanya, Mücadele.
To Play out: Bitirmek, Tükenmek.
Across: Karşısında
Social Medİa: Sosyal Medya.
To Pil in: Doluşmak, Tıkıştırmak.
To Enrage: Çileden çıkarmak, Çok kızdırmak, Öfkelendirmek.
To take place: Meydana gelmek, Gerçekleşmek, Vuku bulmak.
Description: Tanım açıklama.
Law: Kanun, Yasa, Hukuk.
Meeting: Toplantı, Miting.
Lawyer: Avukat, Hukukçu.
Unpatriotic: Milliyetsiz, vatanperver olmayan.
Treasonous: Haince, Hain şekilde.





➥ Bazı fiillere veya kelimelere anlam verme aşamasında, parça bütününü, konseptini göze alarak o şekilde kelimelere anlam vermek gerekmektedir. Çünkü bir fiilin birden fazla anlama gelmiş olduğu gerçeği vardır..



Kelime ve kavramların anlamlarına da göz gezdirdikten sonra, metni tekrar okuyun parçayı, o
layı kafanızda imajine edin ve İngilizce kelime dağarcığınıza yaptığınız yatırımın tadını çıkarın.. Yorum olarakta çeviri cümlelerinizi bizimle paylaşmayı unutmayın.

İngilizce'de Düzenli Düzensiz Kelimelerin Çoğul Yapılması..

İngilizce'de isimleri (nouns) çoğul (plural) şekilde kullanmamız gerektiğinde en bilinen yöntem kelimelerin sonuna -s takısı getirmektir. Tabi her kelime için bu formül geçerli olmaz. Ancak  Bazı kelimeler düzensiz ( irregular) olduklarından çoğul yapma işlemleri de standardın dışında farklı formüller ile mümkündür. Aşama aşama İngilizce'de Kelimeleri nasıl çoğullaştırıyoruz bir göz atalım.



➤ İngilizce'de istisnai bir durum söz konusu değilse, çoğullaştırma hususunda genel yöntem kelimelerin sonuna -s takısı getirmektir.



- Song > Songs

- Computer > Computers 
- Book > Books


➤ Sonu -sh, -ch, -s, -z, ve -x ile biten kelimelerin sonlarına -es ilave ederiz.


- Box > Boxes 

- Branch > Branches 
- Beach  > Beaches
- Virus  > Viruses


➤ Sonu  -y sessiz harfleriyle biten kelimelerde -y- harfini kaldırır -ies ilave ederiz.


- Baby  > Babies 

- Fly  > Flies
- Lady > Ladies


➤ Bazı düzensiz kelimeler vardır ki formül gözetmeksizin çoğul şekillerini ayrıca öğrenmek durumu vardır.


- Man > Men

- Woman > Women
- Child > Children
- Foot > Feet
- Goose > Geese
- Tooth > Teeth
- Louse > Lice


➤ Sonu -o ile biten bazı kelimeleri çoğul forma dönüştürürken sonuna -es ilave ederiz.


- Hero > Heroes

- Tomato > Tomatoes
- Echo > Echoes


➤ Ancak sonu -o harfi ile biten bazı kelimeler vardır ki çoğullaştırma aşamasında bu

kelimelerin sonuna -s ilave ederiz.

- Kilo > Kilos

- Radio > Radios
- Photo > Photos
- Video > Videos
- Studio > Studios


➤ Sonu -f veya -fe harfiyle biten bazı kelimeleri çoğul yaparken bu ekler -ves şeklinde değişime uğrarlar.


- Half > Halves

- Calf > Calves
- Knife > Knives
- Shelf > Shelves
- Self > Selves
- Loaf > Loaves
- Leaf > Leaves


➤ Sonu -f ile biten bazı kelimeler vardır ki, bu kelimelerde standart formülümüz olan -s ilave etme yöntemini kullanırız.


- Chief > Chiefs 

- Belief > Beliefs
- Roof > Roofs


➤ Bazı kelimeler vardır ki tekil (singular) ve çoğul (plural) biçimleri aynıdır. Herhangi bir işleme gerek duyulmaz çoğul durumlarda da tekil halini kullanırız.


- Deer / Deer

- Means / Means
- Offspring / Offspring
- Sheep / Sheep
- Series / Series 
- Shrimp / Shrimp
- Fish / Fish     > Fish kelimesi -s takısıyla kullanılabilir ancak nadir görülür. 

➣ One deer / five deer, One sheep / six sheep, One shrimp / two shrimp



➤ İngilizce diline başka dillerden geçmiş bazı yabancı kelimeler vardır ki o kelimelerin çoğul formları geldiği dilin dilbilgisel kurallarının metoduyla çoğul vasıflarını elde ederler.


- Criterion / Criteria

- Analysis / Analyses
- Datum / Data
- Medium / Media
- Thesis / Theses
- Crisis / Crises
- Basis / Bases
- Curriculum / Curricula
- Phenomenon / Phenomena



⧫ Görüldüğü gibi İngilizce'de kelimeleri çoğullaştırma yolu, tek porsiyonda önümüze konmuyor dolayısıyla bu konuyu kavramak, ezberlemekten ziyade bol bol İngilizce içerikli kaynaklarla beslenerek, özümsemek ve bu konuyu refleks haline getirerek mümkün olacaktır, Tabi sözlük kullanmak, sözlükle sıkı arkadaş olmakta doping niteliğinde olacaktır.




 Sorularınızı yorum kısmında paylaşabilirsiniz.

3 Ocak 2018 Çarşamba

İngilizce Go Home & Go to Home Arasındaki Fark..

Hepimiz biliriz ki Go fiilini kullanırken ''to'' prepositionunu kullanmamız gerekir ve doğrudur da tek başına kullanmamız dilbilgisel bir hataya sebebiyet verir. Ancak kimimiz de Home söz konusu olduğunda Go Home kullanımının doğru olduğunu bilir bu istisnai durumun farkındadır. Belki bilenlerimiz de bunda bir açıklama, bir sebep arar. Bu yayınımızda bu durumun nasıl ve neden bu şekilde olduğuna değinelim.



Home:  manaca 'Ev'  anlamına gelen bu kelimeyi Go, Come, Return, Leave gibi varmak, gelmek, ayrılmak anlamlarına sahip olan bu fiillerle kullanırken preposition kullanmıyoruz.


- Leave from home   / Leave home 
- Go to home           /   Go home
- Return to home    / Return home
- Come to home     / Come home


➯ Çünkü bu şekilde olmamasının sebebi, ''home'' kelimesi zihinde canlandırıldığında betondan, çimentodan yapılmış bir simge gelmiyor akla. Evden kasıt ''yuva'' anlamında ve mana somut bir cisimden ziyade, bir yön kavramından ibarettir. Yani Evimin olduğu alan, yuvaya, aile ocağına
gitmek, varmak gibi bir anlam vurgulanmış olmaktadır. Bu koşulda ''home'' kelimesini bir yer zarfı olarakta ele alabiliriz..


Home: Kelimesini bir article (a,an/the) ile beraber hiç mi kullanamayız tabi ki kullanırız. Söylem veya ifadenin içinde ''Home'' kelimesi bir binayı, yapıyı tasvir ediyorsa o zaman kullanılır


- I want to buy a home. 

➩ Örneğin bir genelleme söz konusu olduğunda, evrendeki tüm evleri kapsar nitelikte bir söylemde  bulunuyorsak article kullanılırz..

- A lot of energy can be saved in the home by turning off lights..


İngilizce Future Progressive/Continuous Konu Anlatımı..

İngilizce'de Future Progressive zamanı Türkçe'de karşılık bulabileceğimiz zamanlardan biridir dolayısıyla anlatımı bazı kompleks, Türkçe'de karşılığını uyduramadğımız zamanlara nazaran biraz daha kolay olacaktır, kavraması da aynı şekilde epey basit olacaktır. Gelin bu konumuza bir göz atalım:


İlk olarak Formülümüzden bahsedecek olursak;

Will + be +  verb -ing

Be + going to + be + verb -ing


➤ İngilizce'de bu zamanı, gelecek zaman içerisinde başlamış olacak olan eylem ve durumlar için kullanıyoruz. Yani - bişey bişey yapıYOR olaCAĞIM.. uyuyor olaCAĞIM.. şeklinde Türkçe karşılığını bu şekilde referans alabilirsiniz..


- I will begin to study at seven. You will come at nine o'clock. I will be studying when you come.
- Yedi'de ders çalışmaya başlayacağim. Sen dokuzda geleceksin. Sen geldiğinde ders çalışıyor olacağim.

- Please don't come home after 21:00. I will be sleeping.
- Eve dokuzdan sonra gelme. Uyuyor olacağım.

- My family will be waiting for me at the bus station.
- Ailem otobüs garında beni bekliyor olacak.


- I am going to be studying and he is going to be having lunch.
- Ben ders çalışıyor olacağım O öğle yemeği yiyor olacak.

- They will be watching TV all night long!
- Tomorrow at nine o'clock Niyazi will be working.
- What will they be doing all night long ?


➤ Bazı durumlarda Future Progressive ve Simple Future Tense arasında bir fark olmayabilir. Söz
konusu cümle iki zamanla da ifade edebilir.. O koşul ise; söz konusu eylem ve durumun gerçekleşecek olması, gelecekte açık ve net bir zamanı kapsamadığı durumlardır.

- Don't worry. They will be coming soon.
- Don't worry  They will come soon.



Sorularınızı yorum kısmında paylaşabilirsiniz..

2 Ocak 2018 Salı

İngilizce Kelime Bilgisi Kazanımı [3]

Önce Metni Okuyalım 

April Fool’s Day, sometimes called All Fool's Day, is on the first of April every year. People can play practical jokes. That's why you shouldn't believe what is said to you and you should be doubtful of the people around you on this day. Someone might change the time on another person's alarm to make him wake up very early or very late. Or she / he may put a lot of pepper in another's food. Of course all this is done just for fun. when the trick is played people say "April Fool" to make the poor person realize that it was just a joke.


                             


          Source My English Pages 

April Fool's Day: 1 Nisan (Burda kelimesi kelimesine çeviriden kaçınıp, kendi dilimizde Nisan 1 olan karşılığını kabul edebiliriz)
Call: Metinde ki anlamı çağrışım yapmak, anılmak, bilinmek..
To Play a joke on someone: Birine Şaka yapmak
Doubtful: Şüpheli, Kuşkulu
Pepper: Biber
Of course: Elbette ki, kuşkusuz, tabi ki
Fun. Eğlence, neşe, keyif
Trick: Aldatmaca, kandırmaca, dalga dümen..
To Realize: Farketmek, Farkına varmak..
Joke: Şaka..



➥ Bazı fiillere veya kelimelere anlam verme aşamasında, parça bütününü, konseptini göze alarak o şekilde kelimelere anlam vermek gerekmektedir. Çünkü bir fiilin birden fazla anlama gelmiş olduğu gerçeği vardır..



Kelime ve kavramların anlamlarına da göz gezdirdikten sonra, metni tekrar okuyun parçayı, o

layı kafanızda imajine edin ve İngilizce kelime dağarcığınıza yaptığınız yatırımın tadını çıkarın.. Yorum olarakta çeviri cümlelerinizi bizimle paylaşmayı unutmayın.

İngilizce Simple Future Tense: Will & Be Going To Konu Anlatımı..

İngilizce'de Will ve Be Going to kalıpları genel manada 'Future' yani gelecek zamanı vurgulamaya yarar, gelecek zaman için kullanılır, bu iki kalıbında temel işlevleri budur.

Formul ise: Subject + Will + verb + verb infinitive  / Subject + be going to + Verb infinitive

- I will finish my work tomorrow.
- I'm going to finish my work tomorrow.


 ⧪ Ancak bazı noktalarda birbirileriyle yollarını ayırabilir, gelecek zaman içerisinde farklı farklı işleve sahip olabilirler. Madde Madde bu iki kalıbı inceleyelim;


Will:

1)  Gelecek üzerine bir durum ve eylemi tahmin edeceğimiz durumlarda tercih ederiz yada Konuşma anında anlık aldığımız kararların ifade edilişinde kullanırız..

- My sister will come tomorrow around 9:00
- Kız kardeşim yarın saat dokuz sularında gelecek.

- How can I help you, sir?
- I will take a look at these products.


2) Talep, davet ve teklif durumlarında will kullanabiliriz..

- Will you shut the window, please? (Talep)
- Will you come to the shop with me? (Davet)
- Your suitcase looks very heavy. I will help you. (Teklif)


3) Perhaps, Certainly, Probably, Possibly, Likely gibi zarflarla bir gelecek zaman kullanımı yapacaksak Will kullanırız.


- Perhaps they will support me in the election.
- Our teacher will probably go to Baku next year.


4) Verdiğimiz bir söze sadık kalacağımız, o sözü yerine getireceğimiz ile ilgili ithamlarımızda Will kullanırız.


- I will stop smoking.

- I will have a job.


5)  Emir mahiyetinde bir ifadede bulunduğumuz durumlarda  Will  kullanırız.


- Will you shut the door ?


6) Tehdit, gözdağı durumlarında Will kullanırız.

- Work hard or you will go broke.
- Give me all your money or you will die.


7) Gelecekle ilgili bir zorunluluk durumundan bahsederken de Will kullanırız.. Be Going to değil.


- You will have to lose your car If you don't pay your debt.



Be Going To: Gelecekteki planlı eylem ve durumları ifade ederken Be Going to Kullanırız..

➢ Ek olarak yakın gelecek üzerindeki tahminlerimizde Be Going To kullanırız, çünkü bahsi geçen eylem ve durumun gerçekleşeceğine dair ip uçları söz konusudur.  Örnek > (A),(B)


- There is a football match TV tonight.
- Yes, I am going to watch it.

- I'm going to paint my bedroom tomorrow.

- I don't like my job, I'm going to quit.

- Look at those black clouds. It is going to rain.  (A)
- I feel not good, I think I am going to be ill.       (B)


Berke: - Are you busy this evening?
Ceren  - Yes, I'm going to meet Naz at the restaurant at eight. We are going to have a dinner together.

Örneklerden de anlaşıldığı üzere bir plan ve aynı şekilde yakın geleceğe dair dayanklı tahminler görülmektedir.

Will;    I'll, You'll, She'll, We'll şeklinde kısaltılmış formlarıyla birlikte kullanılabilir ve İngilizce film veya dizilerde yada sokak dilinde sık sık duyduğumuz ''GONNA'' ifadesi de Be Going To'nun evrilmiş şeklidir.

Olumsuz form.. Will + not + verb  şeklindedir

Be going to için ise;  Be + Not Going to + Verb şeklindedir.



Sorularınızı yorum kısmında paylaşabilirsiniz..

1 Ocak 2018 Pazartesi

İngilizce I love you & I like you Arasındaki Fark..

Türkçe'de pek fazla bu şekilde kompleks bir durum yaşamıyoruz belki de, ''Seni Seviyorum'' demek karşı cinsten bir kişiye olan duygularımızı ifade ederkende açıklayıcı oluyor bir hayvana, bir cisme veya farklı türden soyut kavramlara olan sempatimizi de anlatmada açıklayıcı oluyor. Ancak İngilizce'de I love you & I like you şeklinde iki tür Seni Seviyorum demek var bu yayınımızda gelin bu farka bir göz atalım:




I Like You:  Bu şekilde bir söylem söz konusu olduğunda, bir kişinin olumlu taraflarından etkilenmiş, küçük bir tutku taşır vaziyette, biraz sempati besleyerek o kişiye olumlu anlamda duyduğumuz ilgiyi var etmiş olur, bu manalarda bir ifadede bulunmuş oluruz.  Küçük bir hülasa yapmak icab ederse  ''I LOVE YOU'' aşamasına geçmeden önceki son basamak diyebiliriz..



I Love You: Bu defa ithafta bulunduğumuz kişiyi tüm noksanlıklarıyla kabullendiğimizi, bütün kalbimizle onu sahiplendiğimizi, sempatiden öte sağlam ve çözülmesi, gevşemesi namümkün duygularla sevdiğimizi ve geri dönüşü mümkün gözükmese dahi sabırla, usanmadan kendisini bekleyeceğimizi bildirmiş durumda oluruz O herşeydir, Vücudun her bir uzvu, alınan her nefes, içilen
su ve en derinlerde en mükemmel en kallavi şekilde yaşatılan duygu, parlaklığını değerini asla kaybetmeyen, kaybedemeyen bir mücevher..



⧫ I like you tabirinde daha çok ''BEN'' vurgusu varken I Love You tabiri tamamiyle ''SEN'' varoluşu üzerine kuruludur.

''No Longer-Any Longer'' Açıklama ve Örnek Cümleler

Değerli takipçilerimiz, No longer/Any longer/Not Any longer ve Any more şeklindeki zaman zarfları tamamiyle aynı manayı taşımaktadır. Anlam ...